Görüntüler Konuştu, Yalan Ortaya Çıktı: Gazze’de 15 Yardım Görevlisi Vahşice İnfaz Edildi

Görüntüler Konuştu, Yalan Ortaya Çıktı: Gazze’de 15 Yardım Görevlisi Vahşice İnfaz Edildi

Ortadoğu’da yaşanan çatışmalar artık sadece siyasi değil, insanlığın sınavı haline geldi. Gazze’de can kurtarmak için yola çıkan sağlık ve sivil savunma görevlilerinin infaz edildiğini gösteren görüntüler, vicdanları bir kez daha kanattı.

Geçtiğimiz günlerde, İsrail ordusunun Gazze’de 15 sağlık ve kurtarma çalışanını hedef aldığı iddiası kamuoyuna yansımış, ancak İsrail Güvenlik Bakanı bu iddiaları “terörle mücadele kapsamında çıkan çatışmalar” şeklinde reddetmişti. Olayın üzerinden yalnızca 4 gün geçti ve bu inkâr, ortaya çıkan video ile çürütüldü.

Söz konusu görüntülerde, silahsız ve yaralılara yardım etmek için bölgeye gelen ekiplerin, hiçbir tehdit oluşturmaksızın hedef alındığı net şekilde görülüyor. Beyaz bayrak taşıyan, tıbbi malzeme taşıyan görevliler, saniyeler içinde yerle bir ediliyor. Görüntülerde bir insanlık suçu, bir savaş suçu çıplak gözle izleniyor.

Kim Bu İnsanlar?

Hayat kurtarmak için çalışanlar… Savaşın değil, vicdanın tarafında olanlar. Gazze Sivil Savunma Teşkilatı, hayatını kaybeden 15 kişinin tamamının sağlık personeli ve gönüllü kurtarma görevlileri olduğunu, hiçbirinin silahlı ya da militan olmadığını açıkladı.

Bu insanlar sadece yardım ulaştırmaya çalışıyordu. Bir annenin çocuğuna kavuşmasını, bir yaralının hayatta kalmasını sağlamaya çalışan kahramanlardı. Onlar, dünyanın gözlerini kapadığı bir coğrafyada insan kalmaya çalışan son kişilerdi belki de.

Uluslararası Tepki Gecikmedi

Görüntülerin yayılmasının ardından Birleşmiş Milletler, Uluslararası Af Örgütü ve birçok insan hakları kuruluşu olayın bir an önce bağımsız bir soruşturmayla ele alınması gerektiğini belirtti. Sosyal medyada ise büyük bir öfke patlaması yaşandı. #SağlıkÇalışanlarınaDokunma ve #GazzeİçinAdalet etiketleri milyonlarca kişi tarafından paylaşıldı.

Ancak İsrail cephesinden henüz yeni görüntülere dair resmi bir açıklama yapılmadı.

Savaşta Bile Bir Ahlak Olmalı

Savaşta bile kurallar, sınırlar ve en önemlisi ahlaki değerler olmalı. Sağlık çalışanlarını hedef almak, sadece savaş kurallarını değil, insanlığı da ayaklar altına almaktır.

Bu vahşet, sadece Gazze’nin değil, tüm dünyanın ayıbıdır.

“Bu Benim Seçtiğim Yol” – Gazze’de 15 Yardım Görevlisinin Sessiz Çığlığı

Ramazan Bayramı’nın ilk günü… Diğer coğrafyalarda çocuklar şeker toplarken, Gazze’de toprağın altından beyaz önlüklü bedenler çıkarılıyor. Geriye sadece bir video ve içinde yankılanan son bir cümle kalıyor:
“Beni affet anne. Bu benim seçtiğim yol; insanlara yardım etmek.”

Böylesi bir cümleyle karşılaştığınızda yutkunamazsınız, çünkü boğazınıza oturur. O cümle, Gazze’de hayat kurtarmaya çalışan bir sağlık görevlisinin son sözleriydi. İsrail’in "yalanladıktan" sadece dört gün sonra ortaya çıkan görüntüler, bir infazın sessizliğini bozan, dünyayı utanca boğan o saniyeleri gün yüzüne çıkardı.

Kayıt Altına Alınan Vahşet

Videonun yayınlanmayan kısmında, kamerayı elinde tutan sağlık görevlisinin kelime-i şehadet getirdiği ve ölümün yaklaştığını bilerek annesinden helallik istediği duyuluyor. O anlarda arkada sadece iniltiler ve askerlerin İbranice bağırışları duyuluyor. Ne söylendiği anlaşılmıyor, ama tonu anlamaya yetiyor.

Filistin Kızılayı Derneği Sözcüsü Nebal Farsakh, cesedi videoyu çeken görevliye ait olan bir kişinin, toplu mezardan kafasına tek kurşun sıkılmış halde çıkarıldığını açıkladı. BM kaynakları ise, görevlinin kimliğini güvenlik gerekçesiyle gizli tutuyor. Çünkü Gazze’de sadece ölmek değil, yaşamak da tehlikeli artık.

Toplu Mezarda Bir Bayram Sabahı

30 Mart, Ramazan Bayramı’nın ilk günüydü. O gün, BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi’nden Jonathan Whittall, bir toplu mezarın başında açıklama yapıyordu. Üzerlerinde hâlâ eldivenleri, üniformaları olan 15 yardım görevlisinin bedenleri tek tek çıkarılıyordu.

“Hayat kurtarmak için buradaydılar. Bunun yerine, toplu bir mezara gömüldüler.”

Bu sözler sadece bir raporun parçası değil. Tüm dünyanın üzerine sinmiş bir sessizliğin tokadıdır.

İsrail’in Değişmeyen İnkârı

Görüntülerin ardından dünya ayağa kalkarken, İsrail Savunma Bakanı Gideon Saar bir kez daha aynı senaryoyu devreye soktu: “Araç şüpheliydi”, “Farları kapalıydı”, “Acil durum sinyali yoktu.” Oysa videoda açıkça yardım ekipleri görülüyor; silahsız, savunmasız ve tamamen sivil. Yine de İsrail, “rastgele hedef almadık” açıklamalarıyla kamuoyunu oyalamaya çalışıyor.

Bu, 7 Ekim’den bu yana Gazze’de tekrar eden bir sahne. Sağlık çalışanları, ambulanslar, gönüllüler hedefte. Ve dünya bunu izliyor.

Bu Yalnızca Bir Katliam Değil, Bir Seçim

Hayat kurtarmayı bir meslek değil, bir yol olarak seçenler için bu son video sadece bir belgesel değil. Bir yemin, bir duruş, bir veda mektubu.
“Bu benim seçtiğim yol…”

O seçim, savaşın ortasında bile insan kalmayı başaranların seçimi. Oysa dünya, bu seçimi görmezden geliyor.

“Bu Benim Seçtiğim Yol” – Gazze’de 15 Yardım Görevlisinin Sessiz Çığlığı

Ramazan Bayramı’nın ilk günü… Diğer coğrafyalarda çocuklar şeker toplarken, Gazze’de toprağın altından beyaz önlüklü bedenler çıkarılıyor. Geriye sadece bir video ve içinde yankılanan son bir cümle kalıyor:
“Beni affet anne. Bu benim seçtiğim yol; insanlara yardım etmek.”

Böylesi bir cümleyle karşılaştığınızda yutkunamazsınız, çünkü boğazınıza oturur. O cümle, Gazze’de hayat kurtarmaya çalışan bir sağlık görevlisinin son sözleriydi. İsrail’in "yalanladıktan" sadece dört gün sonra ortaya çıkan görüntüler, bir infazın sessizliğini bozan, dünyayı utanca boğan o saniyeleri gün yüzüne çıkardı.

Kayıt Altına Alınan Vahşet

Videonun yayınlanmayan kısmında, kamerayı elinde tutan sağlık görevlisinin kelime-i şehadet getirdiği ve ölümün yaklaştığını bilerek annesinden helallik istediği duyuluyor. O anlarda arkada sadece iniltiler ve askerlerin İbranice bağırışları duyuluyor. Ne söylendiği anlaşılmıyor, ama tonu anlamaya yetiyor.

Filistin Kızılayı Derneği Sözcüsü Nebal Farsakh, cesedi videoyu çeken görevliye ait olan bir kişinin, toplu mezardan kafasına tek kurşun sıkılmış halde çıkarıldığını açıkladı. BM kaynakları ise, görevlinin kimliğini güvenlik gerekçesiyle gizli tutuyor. Çünkü Gazze’de sadece ölmek değil, yaşamak da tehlikeli artık.

Toplu Mezarda Bir Bayram Sabahı

30 Mart, Ramazan Bayramı’nın ilk günüydü. O gün, BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi’nden Jonathan Whittall, bir toplu mezarın başında açıklama yapıyordu. Üzerlerinde hâlâ eldivenleri, üniformaları olan 15 yardım görevlisinin bedenleri tek tek çıkarılıyordu.

“Hayat kurtarmak için buradaydılar. Bunun yerine, toplu bir mezara gömüldüler.”

Bu sözler sadece bir raporun parçası değil. Tüm dünyanın üzerine sinmiş bir sessizliğin tokadıdır.

İsrail’in Değişmeyen İnkârı

Görüntülerin ardından dünya ayağa kalkarken, İsrail Savunma Bakanı Gideon Saar bir kez daha aynı senaryoyu devreye soktu: “Araç şüpheliydi”, “Farları kapalıydı”, “Acil durum sinyali yoktu.” Oysa videoda açıkça yardım ekipleri görülüyor; silahsız, savunmasız ve tamamen sivil. Yine de İsrail, “rastgele hedef almadık” açıklamalarıyla kamuoyunu oyalamaya çalışıyor.

Bu, 7 Ekim’den bu yana Gazze’de tekrar eden bir sahne. Sağlık çalışanları, ambulanslar, gönüllüler hedefte. Ve dünya bunu izliyor.